Diyarbakır’da yaşayan ve adının açıklanmasını istemeyen bir kişi, 10 yaşından bu yana resmi kimliği olmadan hayatını sürdürdüğünü belirterek açtığı davada usulden ret kararıyla karşılaştı.
Yaklaşık 45 yıldır kimlik çıkarabilmek için çeşitli kurumlara başvurduğunu ifade eden şahsın açtığı dava, görevli yargı yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle reddedildi. Dosyaya bakan Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, nüfus kayıt işlemlerinin idari nitelikte olduğuna hükmederek davanın idari yargıda görülmesi gerektiğine karar verdi.
Kararda, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında doğum ve ölüm gibi kayıt işlemlerinin idarenin görev alanında bulunduğu vurgulandı. Ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verildi.
“Haymatlos” Statüsüyle Yaşadığını İddia Etti
İddiaya göre annesini küçük yaşta kaybeden ve babası tarafından nüfusa kaydettirilmeyen kişi, yıllar önce kendisine “haymatlos” statüsünde geçici yabancı kimlik verildiğini söyledi. Bu kimlikle farklı illerde çalışarak hayatını sürdürdüğünü belirten vatandaş, resmi kimliği olmadan evlendiğini ve 8 çocuk sahibi olduğunu ifade etti.
Çocuklarının kimliklerinin anneleri üzerinden çıkarıldığını aktaran şahıs, kendisi için bugüne kadar herhangi bir nüfus kaydı oluşturulamadığını öne sürdü.
“Tek İsteğim Resmi Kimliğim” Mahkeme kararının ardından Diyarbakır İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’ne başvuracağını belirten vatandaş, tek isteğinin resmi kimliğine kavuşmak olduğunu dile getirdi. Olay, nüfus kayıt işlemleri ve idari yargı sürecine ilişkin hukuki tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. Dosyanın idari yargıya taşınıp taşınmayacağı ise merak konusu oldu.
