Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri, Basra kaynaklı enerji trafiğini ve küresel emtia fiyatlarını ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu gelişmeler, lojistik ve taşımacılık alanında alternatif güvenli koridorlara olan ihtiyacı öne çıkarıyor. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in sahip olduğu 3,6 milyon TEU’luk kapasite ile bölgenin en güçlü lojistik merkezi konumunda olduğunu hatırlattı.
Çakır, mevcut deniz ve kara koridorlarındaki belirsizliklerin teslimat sürelerini uzattığını vurgulayarak, bu durumun küresel tedarik zincirleri üzerinde riskler yarattığını söyledi. Ancak Kalkınma Yolu Projesi ve demir yolu entegrasyonu sayesinde Mersin’in taşıma süresini 20 günün altına indireceğini ifade eden Çakır, bu projelerin şehri küresel ticarette vazgeçilmez bir “güvenli liman” hâline getireceğini belirtti.
Çakır ayrıca, Mersin’in coğrafi konumu ve modern liman altyapısının, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası krizlerde Türkiye’nin ve bölgesel ticaretin güvenliği açısından kritik bir rol üstlendiğini söyledi. Bu kapsamda, şehrin lojistik kapasitesinin güçlendirilmesi ve demir yolu entegrasyonunun tamamlanmasının, Türkiye’nin uluslararası taşımacılık ve enerji ticaretinde stratejik önemini artıracağı vurgulandı.
Dış haberler servisi: Belgin Uyar
