Aslı, özellikle İran’da kız çocuklarının yaşamını yitirdiğine ilişkin iddialar karşısında dünya kamuoyunun sessiz kalmasını eleştirerek, kadın haklarının yalnızca belirli günlerde yapılan açıklamalarla savunulamayacağını vurguladı.
Kadın haklarının evrensel bir insanlık meselesi olduğunu belirten Aslı, dünyanın farklı bölgelerinde kadınların ve çocukların yaşam hakkının ihlal edildiğini, buna rağmen uluslararası kuruluşların ve birçok ülkenin yeterli tepki göstermediğini söyledi. İnsan hakları ihlallerine karşı gösterilen bu sessizliğin kabul edilemez olduğunu ifade eden Aslı, vicdan sahibi herkesin bu tür olaylar karşısında açık ve net bir tavır ortaya koyması gerektiğini dile getirdi.


Gökhan Aslı açıklamasında şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
“Bugün dünyanın birçok yerinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlanıyor. Ancak sormak gerekiyor; hangi yüzle bu günü kutlayacaksınız?”
“İran’da 160 kız çocuğunun yaşamını yitirdiğine dair iddialar gündemdeyken dünyanın büyük bölümünün sessiz kalması, insan hakları söylemlerinin samimiyetini sorgulatmaktadır.”
“Kadın haklarını savunmak yalnızca kürsülerde konuşmakla olmaz. Eğer gerçekten kadın haklarından söz ediyorsak, dünyanın neresinde olursa olsun kadınların ve çocukların yaşam hakkını savunmak zorundayız.”
“160 çocuğun yaşamını yitirmesiyle ve bu ölümlerin görmezden gelinmesiyle kadın haklarını savunamazsınız. Yazıklar olsun seyirci kalan dünyaya.”
Aslı ayrıca, kadın haklarının siyasi hesapların veya diplomatik dengelerin gölgesinde bırakılmaması gerektiğini belirterek uluslararası kurumların daha güçlü ve somut adımlar atması gerektiğini söyledi.
Öte yandan İspanya’nın başkenti Madrid’de konuşan Madrid milletvekili Manuela Bergerot, kadın hakları ve insan hakları ihlallerine ilişkin yaptığı konuşmayla gündeme geldi. Bergerot’un konuşması salonda bulunan milletvekilleri tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı.
Bergerot konuşmasında kadın haklarının yalnızca belirli coğrafyalar için değil, dünyanın her yerindeki kadınlar ve çocuklar için savunulması gerektiğini vurgulayarak, uluslararası toplumun insan hakları konusunda çifte standarttan uzak, daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini ifade etti.
Uzmanlar ise kadın hakları ihlallerinin ve çocuk ölümlerinin yalnızca bölgesel bir sorun değil, küresel bir insanlık meselesi olduğunu belirterek, bu tür olaylara karşı uluslararası dayanışmanın ve güçlü hukuki mekanizmaların hayati önem taşıdığını vurguluyor.
