ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırı sürecinde, İsrail istihbarat servisi MOSSAD üzerinden terör örgütleri PKK ve PJAK ile temas kurularak bu grupların İran’a karşı “vekil kara gücü” olarak kullanılmak istendiği öne sürüldü. Ancak Türkiye’nin diplomatik ve güvenlik hamleleri sonucu bu planın hayata geçirilemediği iddia edildi.
Edinilen bilgilere göre süreç, 28 Şubat’ta başlayan saldırıların ardından hız kazandı. İsrail’in, özellikle Irak’ın kuzeyi ve İran sınır hattında örgütleri hareketlendirme girişimleri üzerine Türkiye’nin hızlı şekilde devreye girdiği belirtildi.
Erdoğan’dan Trump’a net mesaj
İddialara göre, sürecin ilk aşamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, terör örgütlerinin İran’a karşı kullanılmasına kesin bir dille karşı çıktı. Erdoğan’ın, Türkiye’nin İran’ın toprak bütünlüğü konusundaki hassasiyetini açık şekilde dile getirdiği ifade edildi.
Dışişleri ve MİT’ten yoğun diplomasi
Ankara’nın bu süreçte çok yönlü bir diplomasi yürüttüğü belirtilirken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın hem Irak merkezi hükümeti hem de IKBY yönetimiyle yoğun temaslarda bulunduğu aktarıldı.
Yapılan görüşmelerde, İsrail’in planı doğrultusunda terör örgütlerinin İran’a karşı sahaya sürülmesi halinde Türkiye’nin buna sessiz kalmayacağı ve gerekirse müdahale edeceği mesajının net şekilde iletildiği belirtildi.
“Suriye’de yaptığımızı yaparız” mesajı
Güvenlik kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, ilgili taraflara Türkiye’nin kararlılığı şu sözlerle aktarıldı:
“Suriye’de neler olduğunu gördünüz. Orada yaptığımızı burada da yaparız. Bölgeyi ateşe atacak en ufak bir adımda gereken yapılır.”
Türkiye’nin bu sert ve net tutumunun ardından, söz konusu planın uygulanamadığı ve sahada beklenen hareketliliğin gerçekleşmediği ileri sürüldü.
Bölgesel gerilimde kritik eşik
Yaşanan gelişmeler, Orta Doğu’da zaten yüksek seyreden gerilimin daha da büyümesini engelleyen kritik bir diplomatik hamle olarak değerlendirilirken, Türkiye’nin bölgesel dengeyi koruma yönündeki aktif rolüne dikkat çekildi.
