Bugün okullarda silahlar patlıyorsa, bunun sebebi yalnızca güvenlik zaafı değildir. Asıl sebep; çürüyen değerler, zayıflayan aile terbiyesi ve ruhsuz, duygusuz bir eğitim anlayışıdır.
Çocuklar için kurs var…
Özel ders var…
Etüt var…
Hedef var…
Yarış var…
Para var…
Ama merhamet yok.
Edep yok.
Saygı yok.
Sorumluluk yok.
İnsanlık yok.
Ahlak ve maneviyat ise neredeyse yok hükmünde.
İşte çöküş tam da burada başlıyor.
Ahlakı, vicdanı ve maneviyatı eksik bırakılmış bir eğitim sistemi; topluma faydalı bireyler değil, öfkeli, bencil, duygusuz ve potansiyel olarak tehlikeli nesiller üretir.
Bugün acı bir gerçekle karşı karşıyayız:
Duygusuz bir nesil yetişiyor.
Çocuklara matematiği öğrettik…
Fiziği öğrettik…
Yabancı dili öğrettik…
Ama insan olmayı öğretemedik.
Sonuç mu?
Eline silah alan çocuklar…
Okul basan gençler…
Masum canlara kıyabilen ruhsuz bireyler…
Çünkü ahlak yoksa, vicdan yoksa, maneviyat yoksa; bunun bedelini sadece birey değil, bütün toplum öder.
Uyuşturucu yayılır…
Ahlaksızlık normalleşir…
Yolsuzluk sıradanlaşır…
Hırsızlık itibar görür…
Ve en tehlikelisi:
İyi ile kötünün yer değiştirdiği bir düzen oluşur.
Bugün memleket, hak ve halk için değil; menfaat ve çıkar için siyaset yapan “diplomalı” insanların gölgesinde kalmıştır. Güçlü olanın güçsüzü ezdiği, vicdanın zayıfladığı bir ortamda çürüme sadece bir noktada kalmaz; evden sokağa, okuldan devlete kadar her yere yayılır.
Diploma notu yüksek ama ahlakı zayıf bir nesil; topluma umut değil, tehdittir.
Sadece başarıyı kutsayan, karakteri hiçe sayan bir sistem; yarının felaketini kendi elleriyle büyütür.
Çünkü gerçek şu:
Maneviyat çökerse insanlık çöker.
İnsanlık çökünce geriye sadece öfke, şiddet ve karanlık kalır.
Bu milletin ihtiyacı yalnızca sınav kazanan çocuklar değildir.
Bu milletin ihtiyacı; önce insan kalabilen, vicdan sahibi, ahlaklı bir nesildir.
Unutmayalım:
İnsanlık ve ahlak yoksa diploma çoğalır…
Ama insan kalmaz.
Nihal Taş
