Ursula von der Leyen’in yaptığı son açıklamalar Ankara-Brüksel hattında yeni bir diplomatik gerilimin fitilini ateşledi. Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı’nın, “Avrupa kıtasını Rus, Türk veya Çin etkisine karşı tamamlamalıyız” şeklindeki sözleri, Türkiye’de büyük rahatsızlık oluşturdu.
Edinilen bilgilere göre Ankara, açıklamanın ardından diplomatik kanalları devreye soktu. Von der Leyen’in yardımcısına telefon edilerek sözlerin düzeltilmesi talep edildi. Ancak kamuoyunda dikkat çeken nokta, açıklamayı bizzat Von der Leyen’in geri çekmemesi ya da düzeltmemesi oldu.
“Neden şimdi?” sorusu gündemde
Söz konusu açıklamanın zamanlaması dikkat çekici bulundu. Açıklamaların, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde düzenlenecek gayriresmî AB Liderler Zirvesi öncesinde gelmesi, Türkiye karşıtı yeni bir diplomatik zemin oluşturulmaya çalışıldığı yorumlarına neden oldu.
Ankara kulislerinde, Avrupa Birliği içerisinde özellikle Güney Kıbrıs ve Yunanistan ekseninde Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki etkinliğinden duyulan rahatsızlığın yeniden gündeme taşındığı değerlendiriliyor. Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devralacak olması da bu söylemlerin ilerleyen süreçte daha sık kullanılabileceği yorumlarını beraberinde getirdi.
Bölgesel denklem mesajı
Zirveye; Mısır, Lübnan, Suriye ve Ürdün gibi bölge ülkeleri ile Körfez İşbirliği Konseyi temsilcilerinin davet edilmesi de dikkat çekti.
AB tarafının “Ortadoğu ortaklarımız” vurgusu yapması, Ankara’nın son dönemde özellikle Körfez, Pakistan ve Arap dünyasıyla geliştirmeye çalıştığı yeni diplomatik ve ekonomik iş birliklerine karşı bir mesaj olarak yorumlandı.
Macron-Von der Leyen hattı mı oluşuyor?
Öte yandan Emmanuel Macron’un son dönemde Yunanistan’a verdiği açık destek mesajlarının da Von der Leyen’in açıklamalarıyla paralellik taşıdığı ifade ediliyor.
Avrupa’daki bazı çevrelerin Türkiye’nin bölgesel etkisinin artmasından rahatsız olduğu değerlendirilirken, özellikle savunma sanayi, enerji koridorları ve diplomatik açılımlar üzerinden Ankara’nın yeni bir güç merkezi hâline geldiği görüşü öne çıkıyor.
“Trump momenti” değerlendirmesi
Yazıda dikkat çeken bir diğer başlık ise eski ABD Başkanı Donald Trump dönemine ilişkin yapılan değerlendirmeler oldu.
Önceki Amerikan yönetimlerinin Türkiye’nin bölgesel hamlelerini çoğunlukla “risk” olarak gördüğü belirtilirken, Trump döneminde Ankara’ya daha farklı yaklaşıldığı ifade ediliyor. Ankara kulislerinde buna “Trump momenti” adı verildiği aktarılıyor.
ABD’nin; Türkiye’nin Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Körfez ülkeleriyle geliştirdiği yeni iş birliği arayışlarına daha pozitif yaklaşmasının, Avrupa’daki bazı çevreleri rahatsız ettiği belirtiliyor.
Ayrıca Suriye’de son dönemde oluşan görece istikrar ortamında, Washington’un Türkiye lehine aldığı pozisyonun etkili olduğu değerlendirmesi yapılıyor.
