Mehmet Açık
Güncel Haber Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı
Bazı davalar vardır; yalnızca mahkeme salonunda görülmez.
Bir şehrin vicdanında görülür.
Bir ailenin yüreğinde görülür.
Ve bazen dört çocuğun fotoğrafında bütün bir toplumun adalet beklentisi görünür.
Mersin’de 2 Şubat 2026 tarihinde yaşanan ve dört gencin hayatını kaybettiği trafik kazası da işte böyle bir acıdır.
Akdeniz ilçesi Çay Mahallesi Bekirde mevkiinde, yaya geçidinde bekleyen 6 kişiye bir aracın çarpması sonucu Kübra Güney, Büşra Güney, Zerdil Atak ve Necla Öztürk yaşamını yitirdi.
Dört genç hayat…
Dört aile…
Dört yarım kalmış gelecek…
Ve geride cevabı beklenen sorular.
O FOTOĞRAFLAR KONUŞUYORDU
Davanın ikinci duruşması Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına ve kaza yerinde yeniden keşif yapılmasına karar verdi. Duruşma Aralık ayına ertelendi.
Elbette nihai kararı bağımsız Türk yargısı verecektir.
Bizim beklentimiz de tam olarak budur:
Gerçek bütün yönleriyle ortaya çıkarılsın ve adalet gecikmesin.
Duruşma öncesinde aileler, komşular, arkadaşlar ve sivil toplum temsilcileri adliye bahçesinde bir araya geldi.
Ellerinde dört çocuğun fotoğrafı vardı.
O fotoğraflar aslında çok şey anlatıyordu.
Bir annenin evladına sarılamamasını…
Bir babanın çocuğunun sesini bir daha duyamamasını…
Bir kardeşin ve arkadaşın ömür boyu taşıyacağı acıyı…
Ve dört ailenin tek bir beklentisini:
Adalet.
ADALET GECİKMEMELİ
Adalet yalnızca bir karar verilmesi değildir.
Adalet; olayın bütün yönleriyle araştırılması, delillerin eksiksiz değerlendirilmesi, sorumlulukların hukuk çerçevesinde belirlenmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmasıdır.
Kaza yerinde yeniden keşif yapılması da bu açıdan önemlidir.
Her ayrıntı aydınlatılmalı, hiçbir soru cevapsız bırakılmamalıdır.
Çünkü dört genç insan artık aramızda değil.
Onların geri getirilmesi mümkün değil.
Ama gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin tecelli etmesi mümkündür.
BU DAVANIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi üyeleri Av. Ronya Mira, Av. Şevval Özer, Av. Burcu Düzen ve Av. Hacı Baskak da duruşmayı gözlemci olarak takip etti.
Bu davanın kamuoyu tarafından takip edilmesi önemlidir.
Çünkü mesele yalnızca dört ailenin acısı değildir.
Çocukların ve gençlerin güvenliğinin, yaşam hakkının ve hukuk devletine olan güvenin meselesidir.
Güncel Haber Ajansı olarak bu davanın takipçisi olacağız.
Ailelerin adalet arayışının yanında duracağız.
Yargı sürecini, mahkemenin kararlarına ve hukuki sınırlarımıza bağlı kalarak kamuoyuna aktarmaya devam edeceğiz.
SAYIN CUMHURBAŞKANIM, SAYIN ADALET BAKANIM…
Buradan bir gazeteci olarak, bir yurttaş olarak sesleniyorum:
Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Adalet Bakanım;
Bu ve benzeri davalarda ailelerin en temel beklentisi adalet hizmetlerinin hızlı, etkin ve eksiksiz işlemesidir.
Elbette hiçbir makamın bağımsız yargının yerine geçmesini istemiyoruz.
Tam tersine…
Bağımsız yargının önünün açık, hukuk devletinin güçlü, adalet mekanizmasının hızlı işlemesini istiyoruz.
Dört ailenin acısı ortada.
Dört gencin fotoğrafı ortada.
Şimdi geriye tek bir şey kalıyor:
Gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması ve adaletin gecikmemesi.
KÜBRA… BÜŞRA… ZERDİL… NECLA…
Bu dört ismi unutmayalım.
Kübra…
Büşra…
Zerdil…
Necla…
Dört genç hayat.
Dört aile.
Dört yarım kalmış hikâye…
Ve Mersin’in vicdanında cevap bekleyen bir adalet sorusu.
Aralık ayında dava yeniden görülecek.
Biz yine orada olacağız.
Aileler yine orada olacak.
Çocukların fotoğrafları yine orada olacak.
Ve biz yine aynı şeyi söyleyeceğiz:
Adalet gecikmesin.
Çünkü adalet, yalnızca karar günü verilen bir hüküm değildir.
Adalet, gerçeğin ortaya çıkarılması için gösterilen samimi çabanın kendisidir.
Dört çocuğun ardından, dört ailenin adalet arayışının takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Mehmet Açık
Güncel Haber Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı
