Nihal Taş’ın Kaleminden
Allah bütün kaygılarınızı görür…
Öyleyse bir an durup kendimize soralım: Bizi geceleri uykusuz bırakan nedir? İçimizde büyüttüğümüz hangi düşünceler, hangi korkular, hangi tasalar omuzlarımızı ağırlaştırıyor?
Hayatın telaşı içinde çoğu zaman taşıyabileceğimizden daha fazlasını yükleniyoruz. Geçmişin pişmanlıklarını, geleceğin endişelerini, bugün yaşadığımız sıkıntıları aynı anda omuzlamaya çalışıyoruz.
Sonra yoruluyoruz…
Kimseye anlatamadığımız dertlerimizi içimize atıyor, güçlü görünmek uğruna sessizce mücadele ediyoruz.
Oysa unutuyoruz:
Biz sustuğumuzda Allah bilir.
Biz anlatamadığımızda Allah işitir.
Biz gözyaşımızı sakladığımızda Allah görür.
İçimizden geçen her düşünceyi, ettiğimiz her duayı, kalbimizde taşıdığımız her yarayı bilen bir Rabbimiz var.
Bazen istediğimiz şey gerçekleşmez.
Bazen kapılar yüzümüze kapanır. Bazen beklediğimiz haber gelmez, beklediğimiz insan yanımızda olmaz, verdiğimiz mücadele istediğimiz sonucu getirmez.
Tam da o zaman umutsuzluğa kapılırız.
“Acaba neden?” diye sorarız.
Oysa belki de hayatımızdaki bazı gecikmeler, bizim göremediğimiz bir hayrın hazırlığıdır.
Her şeyin hemen gerçekleşmesini istemek insanın tabiatında vardır. Fakat hayat bize her zaman istediğimizi değil, zamanı geldiğinde anlamlandıracağımız şeyleri de getirir.
Bu nedenle yapabileceğimiz en doğru şey; elimizden geleni yapmak, mücadelemizi sürdürmek ve sonrasında gönül huzuruyla Allah’a güvenmektir.
Çünkü biz yalnızca önümüzdeki yolu görürüz.
Allah ise yolun tamamını bilir.
Bugün ağır gelen bir imtihan, yarın dönüp baktığımızda hayatımızdaki en büyük hikmetlerden birinin başlangıcı olabilir.
Bugün “neden oldu?” diye üzüldüğümüz bir olayın, yarın “iyi ki böyle olmuş” dedirtecek bir sonucu olabilir.
Bu yüzden kalbinizi karamsarlığa teslim etmeyin.
Duanızı yarım bırakmayın.
Umudunuzu kaybetmeyin.
İnsan bazen gücünün tükendiğini hisseder. Fakat insanın gücü tükenebilir; Allah’ın kudreti tükenmez.
Bazen bütün yollar kapanmış gibi görünür. Fakat insanın göremediği bir kapı, hiç beklemediği bir anda açılabilir.
Yeter ki gönlümüzde umudu yaşatalım.
Yeter ki Allah’ın rahmetinden ümidimizi kesmeyelim.
Bugün kendinize bir iyilik yapın.
Sizi tüketen kaygıları bir kenara bırakın ve kendinize şu soruyu sorun:
“Benim değiştirebileceğim ne var?”
Değiştirebileceğiniz şeyler için mücadele edin.
Değiştiremeyeceklerinizi ise Allah’a emanet edin.
Çünkü her yükü tek başına taşımak zorunda değilsiniz.
Bazen huzur, bütün sorunların çözülmesi değildir.
Bazen huzur; sorunlar devam ederken bile kalbin Allah’a güvenebilmesidir.
Öyleyse kaygılarınızı değil, umudunuzu büyütün.
Korkularınızı değil, duanızı büyütün.
Dertlerinizi değil, Allah’ın sonsuz rahmetine olan güveninizi büyütün.
Çünkü insanın gözü yalnızca bugünü görür.
Allah ise dünü, bugünü ve yarını bilir.
Ve belki de bugün yaşadığınız her şey, yarın okuyacağınız güzel bir hikâyenin sadece bir sayfasıdır.
Rabbim gönlümüzdeki sıkıntıları ferahlığa, korkularımızı huzura, gözyaşlarımızı tebessüme ve dualarımızı hayırlı sonuçlara ulaştırsın.
Kaygılarınızı değil, Rabbinizin sonsuz rahmetini büyütün.
