Uluslararası Turan Kızılelma Teşkilatı Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Aslı’dan ABD’ye sert mesaj: “Trump aklını başına al.”
DEAŞ’la mücadele bahanesiyle Suriye’de yıllarca destek verdiği PKK’nın uzantısı YPG/SDG yapılanmasını, bölgedeki dengelerin değişmesiyle yüzüstü bırakan ABD’nin, bu kez örgüt unsurlarını İran’a karşı kullanma hazırlığında olduğu iddia edildi. Uzmanlara göre Washington yönetimi, YPG/PYD unsurlarını PKK’nın İran kolu PJAK çatısı altında yeniden organize ederek İran’a karşı yeni bir vekâlet çatışması hattı kurmayı hedefliyor.
Terör örgütü PKK’yı resmi olarak terör listesinde tutan ABD’nin, sahada YPG/SDG’yi eğitip donattığı ve ardından bölgedeki gelişmeler sonrasında örgütü yalnız bıraktığı biliniyor. Bölge uzmanları, Washington’un şimdi aynı militanları İran sahasında kullanma hesapları yaptığına dikkat çekiyor.
Bir dönem destek verdiği bu yapılar hakkında ABD Başkanı Donald Trump’ın yaptığı “SDG ve PYD umurumda değil, kim olduklarını bile bilmiyorum” yönündeki açıklamalar da, örgütlerin ABD için yalnızca taktik bir araç olarak görüldüğü yorumlarına neden olmuştu.

“ABD’nin politikası sömürü ve kaos üzerine kurulu”
Yeditepe Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Ersan Ergür, ABD’nin dünya genelinde yürüttüğü operasyonların arkasında çoğu zaman emperyalist çıkarların bulunduğunu belirterek şunları söyledi:
“ABD’nin ‘demokrasi ve özgürlük götürme’ söylemiyle gerçekleştirdiği müdahalelerin ardından birçok bölgede istikrarsızlık, kan ve gözyaşı yaşanmıştır. Ortadoğu’da da benzer bir strateji izleniyor. Bölge ülkelerini parçalayarak küçük ve kontrol edilebilir yapılar oluşturma amacı güdülüyor.”
Ergür, Afganistan örneğini hatırlatarak ABD’nin çıkarları değiştiğinde iş birliği yaptığı unsurları terk etmekten çekinmediğini ifade etti. ABD’nin Suriye’de de benzer bir yaklaşım sergilediğini belirten Ergür şöyle konuştu:
“ABD, Suriye’de devlet kurma hayalleri verdiği PKK/YPG’yi kısa sürede kaderine terk etti. Şimdi ise aynı unsurların PKK’nın İran kolu PJAK üzerinden İran’da yeni bir ayaklanma için kullanılmasının planlandığı görülüyor. ABD ve İsrail’e güvenerek hareket eden yapılar tarih boyunca ağır bedeller ödemiştir. Unutulmamalıdır ki katile güvenen bedelini öder.”
“Terör örgütleri vekâlet savaşlarının aracı oluyor”

GÜVENSAM Genel Koordinatörü ve terör uzmanı Cihad İslam Yılmaz ise Ortadoğu’daki büyük güç rekabetinin giderek daha fazla vekâlet savaşları üzerinden yürütüldüğüne dikkat çekti.
Yılmaz, ABD’nin Suriye’de YPG/SDG ile kurduğu ilişkinin stratejik değil, taktik bir güvenlik iş birliği olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Trump döneminde yapılan açıklamalar ve sahadaki ani politika değişimleri bu yapıların ABD için kalıcı bir ortak değil, geçici bir araç olduğunu gösteriyor. YPG unsurlarının İran’a karşı konumlandırılması, bölgede yeni bir vekâlet çatışması dalgası anlamına gelir.”
Bu tür stratejilerin uzun vadede bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiğini vurgulayan Yılmaz, dış güçlerin desteğine dayanan örgütlerin destek veren aktörün çıkarları değiştiğinde hızla tasfiye edilebildiğini söyledi.
“Terör örgütlerinin büyük güçlerin jeopolitik ajandalarına angaje edilmesi onları güçlendirmek yerine daha kırılgan hâle getirir. Kalıcı güvenlik ve istikrar, terör örgütleri üzerinden yürütülen vekâlet stratejilerinde değil; bölgesel aktörlerin karşılıklı güven ve egemenlik temelinde kuracakları çok taraflı güvenlik mimarisinde aranmalıdır.”
