Son günlerde birçok insanın içinde tarif etmekte zorlandığı bir değişim hissi var. İçsel dalgalanmalar, sebepsiz yorgunluklar, ani duygu geçişleri… Tüm bunlar basit bir ruh hali değişimi değil; aksine daha büyük bir sürecin işaretleri gibi duruyor.
Dile getirilenlere göre, evrensel ölçekte yoğun bir enerji akışı yaşanıyor. Bu akış, bugüne kadar gizli kalmış, bastırılmış ya da görmezden gelinmiş pek çok gerçeği gün yüzüne çıkarıyor. Sadece bireysel hayatlarımızda değil, toplumsal düzlemde de örtülen ne varsa bir bir açığa çıkıyor. Artık hiçbir şey eskisi gibi saklı kalamıyor.
Bu süreç yalnızca dış dünyada olup bitenlerle sınırlı değil. Asıl değişim insanın kendi içinde yaşanıyor. Kimi zaman anlamsız bir huzursuzluk, kimi zaman ani bir iç sıkıntısı ya da fiziksel yorgunluk hissi… Bunların her biri aslında bir geriye gidiş değil; eski yüklerin bırakıldığı, ruhun kendini yeniden dengelediği bir arınma sürecidir.
İnsan fark ettikçe iyileşir. Kabul ettikçe özgürleşir. Yaşanan her duygu, her deneyim aslında insanı özüne yaklaştıran bir rehberdir. Görmekten kaçtığımız gerçeklerle yüzleşmek zor olabilir. Ancak bu yüzleşme olmadan gerçek bir dönüşüm de mümkün değildir.
Bugün en çok ihtiyaç duyulan şey; sevgi, anlayış ve affetme duygusudur. Affetmek, yaşananları onaylamak değildir. Affetmek; o olayların üzerimizde bıraktığı yükü bırakmaktır. Öfkeyi, kırgınlığı ve acıyı serbest bırakmaktır. Çünkü insan ancak hafiflediğinde yoluna devam edebilir.
Unutmamak gerekir ki herkesin süreci kendine özgüdür. Kimi hızlı ilerler, kimi yavaş. Kimi derinden sarsılır, kimi daha yüzeysel yaşar. Ama herkes kendi yolculuğunu yürür. Bu yüzden ne kendimize ne de başkalarına karşı sert olmamalıyız.
Belki de en güçlü rehberimiz, içimizdeki sestir. Zihnin karmaşasından uzaklaşıp kalbin sesine kulak verdiğimizde, doğru yolu bulmak hiç de zor değildir. Çünkü gerçek rehberlik her zaman içeriden gelir.
Bu dönemde yapılması gereken; direnmek yerine akışa izin vermek, korkmak yerine anlamaya çalışmak ve en önemlisi kendimize karşı şefkatli olmaktır.
Çünkü bırakmak kaybetmek değildir.
Bırakmak, yeniden kazanmanın ilk adımıdır.
Sevgiyle kalın…
Mehmet Açık
