“Bu Kader Değil, İş Bilmezlik”
Son günlerde trafik cezalarına ilişkin uygulamalar, Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşları adeta saatler süren kuyruklarla sınamaya başladı. Plaka değiştirmek isteyenler, Emniyet, noter ve Şoförler Odası arasında mekik dokuyor; kimi zaman saatlerce beklemek zorunda kalıyor. Bu durum sadece zaman kaybı değil, aynı zamanda halkın gündelik yaşamına yapılan bir eziyet haline gelmiş durumda.
Vatandaşlar plaka değişikliği işlemleri için önce Emniyet’e, ardından noter ve Şoförler Odası’na gidiyor. İşlem sırasının uzunluğu kadar, ödemelerin karmaşık yapısı da yurttaşları zorluyor. Bazı işlemler yalnızca belirli bankalar üzerinden yapılabiliyor; mobil ödeme imkanları ise sınırlı. Bu da vatandaşları bankaların fiziksel şubelerine yönlendiriyor, ve kuyruklarda beklemek artık neredeyse kaçınılmaz bir durum haline geliyor.
Özellikle Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu hesabına yalnızca VakıfBank, Ziraat Bankası veya Halkbank üzerinden ödeme yapılabiliyor olması, süreci daha da yavaşlatıyor. Bankaya ulaşamayan ya da mobil ödeme yapamayan vatandaşlar uzun saatler boyunca kuyrukta beklemek zorunda kalıyor. Bu tablo, aslında plansız ve koordinasyonsuz bir sistemin açık bir göstergesi.
Vatandaşların tepkisi ise çok net:
“Bu kader değil, iş bilmezliktir. Trafiğe çıksak ceza yazılacak, plaka değiştirmek istesek saatlerce kuyruk bekliyoruz. Bu millete bu kadar eziyet reva olmamalı.”
Yoğunluğun temel nedenlerinden biri, özellikle Şoförler Odalarında işlemlerin tek noktadan yürütülmesi. Bu merkezileştirme, sistemin yavaş ilerlemesine yol açıyor ve vatandaşın sabrını test ediyor. İşlem süresi uzadıkça vatandaşın zaman kaybı, ekonomik kayıp ve stres de artıyor.
Vatandaşlar çözüm önerilerini de açıkça dile getiriyor: işlemler dijital ortamda yapılabilmeli, ödeme seçenekleri artırılmalı ve kurumlar arasındaki koordinasyon güçlendirilmeli. Örneğin, plaka değişikliği için online randevu sistemi kurulabilir; ödemeler tüm bankalar ve mobil ödeme yöntemleri üzerinden yapılabilir. Böylece saatler süren kuyruklar tarihe karışabilir.
Kamuoyunda sıkça dile getirilen bir söz durumu özetliyor:
“Bir deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.”
Planlama yapılmadan alınan kararların bedelini her zaman halk ödüyor. Bir avuç yetkilinin karmaşık bürokrasi anlayışı, vatandaşın saatlerini, enerjisini ve sabrını çalıyor. Artık yetkililerin, vatandaşın günlük yaşamını zorlaştıran bu karmaşaya köklü çözümler getirme zamanı geldi.
Bu tablo, aslında sadece bir plaka değişikliği meselesi değil; aynı zamanda devletin halkla kurduğu ilişkinin bir aynası. Eğer vatandaş saatlerce kuyrukta beklemek zorunda bırakılıyorsa, bu yalnızca iş bilmezliğin değil, sistemsel planlama eksikliğinin de göstergesidir.
Vatandaş, zamanının, emeğinin ve sabrının değerini biliyor. Yetkililer ise artık bu eziyeti sonlandırmak, modern ve erişilebilir bir sistem kurmak zorunda. Yoksa “rüya gibi” dediğimiz hayat, vatandaş için kabusa dönüşmeye devam edecek.
Mehmet Açık
