Ama hayatının büyük kısmını küçük meselelerle geçirir.
Kimin ne dediği…
Kimin onu sevip sevmediği…
Kimin ona haksızlık yaptığı…
Oysa gerçek soru bunlar değildir.
Gerçek soru şudur:
“Ben buraya neden geldim?”
Çünkü bu dünya sadece yaşayıp gitmek için kurulmuş bir yer değildir.
Burası bir okuldur.
Her deneyim, her karşılaşma, her sarsıntı…
Bilincimizi biraz daha uyandırmak için vardır.
Fakat çoğu insan hayatını dersleri anlamaya çalışarak değil,
sorunlarla kavga ederek geçirir.
Bu yüzden aynı olaylar farklı yüzlerle tekrar tekrar gelir.
Ta ki insan bir gün durup şunu anlayana kadar:
“Hayat bana bir şey yapmıyor.
Hayat bana bir şey gösteriyor.”
İşte o an bilinç değişir.
Artık insan kurban değildir.
Artık hayatın içinde savrulan biri değildir.
Artık öğrenen, fark eden ve yönünü seçen bir bilinçtir.
Ve tekâmül tam olarak burada başlar.
İnsan dış dünyayı değiştirmeye çalışmayı bırakıp
kendi bilincini yükseltmeye başladığında…
hayatın bütün dengesi değişir.
Çünkü bu evrende en güçlü şey
güç değildir.
Bilinçtir.
Halkın Sesi
