Son günlerde Mersin’den kulağıma gelen bir hikâye, insanın içini burkuyor. Sabah namazı için camiye giden bir vatandaş, abdest almak için ücret istendiği gerekçesiyle tuvaleti kullanamıyor, dolayısıyla namazını kılamıyor. Parası yoksa ibadet hakkı da yok mu şimdi?
Düşünsenize, temel insani ve dini ihtiyaçlarımız bile artık “parayla” mı ölçülüyor? Tuvalet, abdest, namaz… Hepsi bir bedel karşılığında mı sunuluyor? Bu, sadece bireysel bir mağduriyet değil; toplumun değerlerine, vicdanına, ortak kültürümüze de bir darbe.
Camiye gidip huzur bulmak, Allah’a yakın hissetmek… Bunlar sadece maddiyatla ölçülemez. İnsan parası olmasa bile ibadet hakkından mahrum kalmamalı. Camiler, kapılarını parası olan herkese açmalı; kimseyi geri çevirmemeli.
Yetkililerden beklentimiz basit: Cami tuvaletleri ve abdest alanlarının yönetimi konusunda şeffaf olun, halkın temel ihtiyaçları hiçbir ücret engeline takılmasın. İbadet ve inanç, ticaretin konusu olamaz.
Kız Kalesi gibi güzel bir şehirde yaşayan insanlar, inancını, namazını, ibadetini özgürce yaşamalı. Parası olmayan bir vatandaşın, sabahın ilk ışıklarında camiye gidip dua edememesi, hepimiz için utanç verici bir tablo.
Unutmayalım ki, toplumların büyüklüğü, zenginliği ya da modernliği, insanların manevi haklarına saygısı ile ölçülür. Namazın, inancın, ibadetin parası olmaz.
Halkın Sesi
