Yargıtay, trafik kazalarına ilişkin hukuk uygulamalarını yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, ehliyetsiz araç kullanan sürücünün kazada kusuru bulunmaması halinde aracında meydana gelen zararın karşılanabileceğine hükmetti.
Yerel mahkeme ehliyeti esas aldı
Karara konu olayda ehliyetsiz bir sürücü trafik kazasına karıştı. İlk derece mahkemesi, sürücünün ehliyetsiz olmasını tazminat talebini reddetmek için yeterli görerek davayı kabul etmedi.
Dosyanın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay, yerel mahkemenin değerlendirmesini hukuka uygun bulmadı.
Yüksek Mahkeme, trafik kazalarında belirleyici unsurun ehliyet değil kusur oranı olduğunu açıkça vurguladı.
Kusur ilkesi vurgusu
Kararda şu hukuki değerlendirmelere yer verildi:
Ehliyetsiz araç kullanmak idari yaptırım gerektiren bir ihlaldir
Ancak bu ihlal tek başına kazanın sebebi sayılmaz
Kazaya karşı tarafın kusuru neden olmuşsa zarar karşılanmalıdır
Buna göre kazanın oluşumunda kusuru bulunmayan sürücünün, yalnızca ehliyeti olmadığı gerekçesiyle tazminat hakkından mahrum bırakılamayacağı belirtildi.
Sigorta şirketlerini de ilgilendiriyor
Kararın yalnızca sürücüler için değil, sigorta şirketleri açısından da önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.
Uygulamada birçok dosyada sigorta şirketleri, ehliyetsiz sürücünün zararını doğrudan reddedebiliyordu. Yeni karar ile birlikte bu yaklaşımın değişmesi ve kusur oranına göre ödeme yapılması gerekecek.
Emsal niteliği taşıyor
Karar, benzer durumda olan binlerce dosya için emsal niteliği taşırken; Türk hukukunda tazminat sorumluluğunun temel ölçütünün kusur ilkesi olduğu bir kez daha ortaya konmuş oldu.
Hukukçulara göre karar, trafik kazalarında “ehliyetsiz = tamamen kusurlu” şeklindeki yerleşik kanaatin de uygulamada zayıflamasına yol açacak.
Özel Haber – Mehmet Açık
