İstanbul’un en tartışmalı dosyalarından biri olan Yenidoğan Çetesi soruşturması, bu kez bambaşka bir bağlantı iddiasıyla gündemde.
Örgüt lideri olmakla suçlanan Fırat Sarı’nın avukatının, Büyükçekmece Adliyesi’nde meydana gelen 25 kilo altın ve 50 kilo gümüşün çalındığı soygun dosyasının baş şüphelisi Kemal D.’nin avukatlığını hiçbir ücret almadan üstlendiğinin ortaya çıkması, yargı camiasında adeta bomba etkisi yarattı.
Bu olağan dışı avukatlık ilişkisi, “Bir savcıyı hedef alan organize bir kurgu mu var?” sorusunu gün yüzüne çıkardı.
ADLİYEDEKİ SOYGUN DOSYASI: ÜCRETSİZ AVUKATLIK ŞÜPHESİ KIVILCIMI ÇAKTI
Büyükçekmece Adliyesi emanetinde saklanan 147 milyon lira değerindeki altın ve gümüşün çalındığı skandalda baş şüpheli olarak görülen adliye çalışanı Kemal D., ailesiyle birlikte yurtdışına kaçmıştı.
Soruşturma sürerken dosyaya yeni bir avukatın ücretsiz şekilde giriş yaptığı anlaşıldı: Fırat Sarı’nın avukatı A.T.
Yetkililer, söz konusu avukatın hem çete dosyasında hem de soygunda kilit bir rol üstlenen isimlerin avukatı olmasının tesadüf sayılamayacağını söylüyor.
Hukuk çevrelerinde bu durum “stratejik bir hamle”, “yargı sürecine müdahale girişimi” ve hatta “savcıya baskı kurma operasyonu” olarak yorumlanıyor.
KULİSLERDE YANKI BULAN İDDİA: ‘SAVCIYA KUMPAS HAZIRLIĞI’
Her iki dosyada da görev alan Cumhuriyet Savcısı’nın hedef alınmak istendiği iddiası, adliye koridorlarında yüksek sesle konuşulmaya başladı.
Özellikle Yenidoğan Çetesi liderinin avukatının devreye girmesi, bir “dava mühendisliği” şüphesini güçlendiriyor.
Kulislerde öne çıkan yorumlardan bazıları şöyle:
• “Amaç savcıyı itibarsızlaştırmak.”
• “Çete bağlantılı kişiler soygun dosyasına girerek süreci yönlendirmeye çalışıyor.”
• “Soruşturmanın seyri değiştirilmeye hazırlanıyor.”
Bir diğer güçlü iddiaya göre, avukatın dosyaya girişiyle birlikte delilleri tartışmaya açma, süreçleri uzatma ve soruşturma savcısını tartışmalı hale getirme planı devrede.
SOYGUN DOSYASINDA KARANLIK NOKTALAR ARTIK DAHA KRİTİK
Adliye soygununda hâlâ çok sayıda bilinmeyen bulunuyor.
Baş şüpheli Kemal D.’nin keyfi şekilde “emanet odası”na girip çıkabilmesi, kamera kör noktaları, eksik tutanaklar ve bazı personelin şüpheli hareketleri soruşturmanın ana başlıkları arasında.
Güvenlik kaynakları, Kemal D.’nin yurtdışına kaçışının tek başına planlanamayacak kadar organize olduğunu belirtiyor.
Yeni avukat bağlantısı ise bu organizasyonun hukuki ayağı olduğu yönündeki iddiaları güçlendirdi.
“ÜCRETSİZ AVUKATLIK” DETAYI EN KRİTİK NOKTA
Ceza hukuku uzmanları, ücret talep edilmeden bu kadar büyük bir dosyaya girilmesinin “alışılmadık bir durum” olduğunu belirtiyor.
Bir hukukçu değerlendirmesi şöyle:
“Bu tür kritik dosyalarda ücretsiz avukatlık yapılması genellikle ‘karşılıklı çıkar ilişkisi’, ‘özelleşmiş görev’ ya da ‘bir amaç doğrultusunda konumlanma’ ihtimalini akla getirir. Normal bir avukatlık hizmeti gibi durmuyor.”
SAVCILIK YAKIN MARKAJA ALINDI – GÖZLER YENİ GELİŞMELERDE
Hem Yenidoğan Çetesi soruşturması hem de emanet soygunu dosyasını yürüten savcının ismini hedef alan paylaşımların sosyal medyada dolaşıma sokulması, iddiaları daha da güçlendirdi.
Yargı kaynakları, savcının koruma seviyesinin artırılması ve soruşturmaların kurum içi denetime alınması ihtimalinden söz ediyor.
SONUÇ: TABLO KARARIYOR, SORUŞTURMA DERİNLEŞİYOR
Yenidoğan Çetesi liderinin avukatının adliye soygunu şüphelisine ücretsiz avukat olması, soruşturmanın yönünü tamamen değiştirmiş durumda.
Hem çete hem de soygun dosyasının arka planında daha geniş bir yapılanma ve hesaplaşma ihtimali değerlendirilirken, önümüzdeki günlerde önemli operasyonların yapılabileceği belirtiliyor.
Bekir Tiryaki – Haber Merkezi
