Fatih Küpeli, Güncel Haber Ajansı Dünya İstihbarat Press yazarı olarak kaleme aldığı köşe yazısında, Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu’na destek verdi. Küpeli, Babüroğlu’nun Hataylı kimliği ve Türkiye’ye bağlı duruşunun, millî değerler açısından örnek teşkil ettiğini vurguladı.
Michael Rubin’in İddiasına Tepki
ABD merkezli düşünce kuruluşu yorumcusu Michael Rubin, bugün yayımlanan yazısında Türkiye’nin Suriye’de sömürgeci emelleri yoksa Hatay’ı iade etmesi gerektiğini ileri sürdü. Rubin’in bu açıklaması, özellikle Türkiye’nin millî sınırları ve tarihî hassasiyetleri açısından tartışmalara yol açtı.
Babüroğlu, Rubin’in iddialarına karşı çıkarken, Hataylı kimliğiyle sert bir yanıt verdi:
“Gel de al! Daha ağır yazamadım.”
Bu açıklama, hem Türkiye’nin millî bütünlüğüne hem de Hatay’ın tarihî ve kültürel bağlarına güçlü bir vurgu niteliği taşıyor.
Fatih Küpeli’den Babüroğlu’na Destek
Yazısında Küpeli, Rubin’in yorumlarının gerçeklerden kopuk ve tek taraflı olduğunu belirterek, Babüroğlu’nun açıklamalarının sadece Hatay için değil, Türkiye’nin bütün sınır ve toprak bütünlüğü açısından da bir uyarı niteliğinde olduğunu ifade etti.
Küpeli yazısında şunları kaydetti:
Türkiye’nin sınırları ve tarihî toprakları, millî kimliğin temel taşlarını oluşturuyor.
Dış kaynaklı yorumlar çoğu zaman Türkiye’yi yanlış bir bakış açısıyla ele alıyor.
Babüroğlu’nun sözleri, hem Hatay’ın hem de Türkiye’nin millî değerlerini savunma açısından önemli bir duruş örneği.
Hatay’ı almak kolay mı? Gelin görün ki kolay değil, çünkü burası Türkiye.
Tarihî ve Siyasi Vurgular
Küpeli, köşe yazısında ayrıca Babüroğlu’nun açıklamalarını, Türkiye’nin tarihî hassasiyetleri ve dış politikadaki millî çıkarlarını koruma bağlamında değerlendirdi. Yazıda, özellikle Suriye ve çevre ülkelerle ilişkilerde Türkiye’nin sınırlarını ve halkını koruma refleksi ön plana çıkarıldı.
Yazı, Babüroğlu’nun duruşunun, hem ulusal hem de uluslararası arenada Türkiye’ye yönelik haksız eleştirilere karşı bir savunma ve bilinçlendirme mesajı olarak algılandığını belirtti. Küpeli, Babüroğlu’na olan desteğini, millî değerleri koruma sorumluluğunun bir parçası olarak kamuoyuyla paylaştı.
Bu köşe yazısı, Babüroğlu’nun açıklamalarına destek verirken, aynı zamanda Türkiye’nin sınır bütünlüğü ve millî hassasiyetleri konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Küpeli, yazısının sonunda, Türkiye’nin tarihî topraklarını ve halkını koruma kararlılığının değişmez bir ilke olduğunu vurgulayarak yazısını sonlandırdı.
