oroslar Belediye Meclisi’nde Kaybeden Kim Oldu?
Dün Toroslar Belediye Meclisi’nde yaşananlar, sadece bir belediye meclisi toplantısı değildi. Aslında Mersin siyasetinin geldiği noktanın ibretlik bir özeti gibiydi.
Meclisler; millet adına konuşulan, hesap sorulan, denetimin yapıldığı ve farklı görüşlerin özgürce dile getirildiği demokratik kurumlardır. Bir belediye başkanı da, bir meclis üyesi de, bir gazeteci de o salonda millet adına bulunmaktadır. Hiç kimse eleştiriden, sorgulanmaktan ya da kamuoyunun denetiminden muaf değildir.
Ancak Toroslar Belediye Meclisi’nde yaşanan görüntüler, demokrasi adına ciddi soru işaretleri doğurdu.
Tartışmaların giderek sertleşmesi, tansiyonun yükselmesi ve ardından yaşanan arbede, meclis salonlarına yakışmayan görüntüler ortaya çıkardı. O anları kayıt altına almaya çalışan gazetecilere yönelik müdahale iddiaları ise basın özgürlüğü açısından kamuoyunun cevap beklediği önemli bir konu hâline geldi.
Bir gazetecinin kamerasına müdahale edilmeye çalışıldığı yönündeki görüntüler ve iddialar, demokratik toplumlarda asla sıradan görülemez. Çünkü kamera yalnızca görüntü çekmez; tarihe not düşer. Gerçeklerin en önemli tanığı çoğu zaman objektiftir.
Eleştirilere karşı öfke göstermek kolaydır. Zor olan ise eleştiriye cevap verebilmektir.
Demokrasilerde güç sahibi olanlar, kendilerini alkışlayanlara değil; kendilerini eleştirenlere gösterdikleri tahammülle ölçülür. Eğer eleştiri karşısında ilk refleks öfke, baskı veya gerginlik oluyorsa, orada demokrasinin nefes almakta zorlandığını söylemek yanlış olmaz.
Mersin halkı belediye meclislerinde kavga görmek istemiyor. İnsanlar yol, su, ulaşım, çevre, sosyal belediyecilik ve hizmet konuşulmasını bekliyor. Gündemin kişisel tartışmalar değil, şehrin geleceği olması gerekiyor.
Bugün yaşananlar unutulabilir. Ancak kayda geçen görüntüler, kamuoyunun hafızasında uzun süre yaşamaya devam edecektir.
Hiçbir makam sonsuz değildir. Kalıcı olan; geride bırakılan eserler, adalet duygusu ve milletin vicdanındaki yerdir.
Kamuoyuna yansıyan olaylarla ilgili tüm iddiaların, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yetkili kurumlar tarafından açıklığa kavuşturulması, hem kamu yönetimine olan güven hem de demokratik işleyiş açısından önem taşımaktadır.
Gölge Adam der ki:
Makamlar gelir geçer. Güç de geçicidir. Ancak milletin hafızası kolay silinmez.
Eleştiriyi susturmaya çalışanlar, çoğu zaman eleştirinin daha da büyümesine sebep olurlar. Demokrasi; farklı seslere tahammül edebildiği sürece güçlüdür. Basının susturulmaya çalışıldığı, meclislerin gerilimle anıldığı bir şehir değil; hukukun, şeffaflığın ve sağduyunun hâkim olduğu bir Mersin, hepimizin ortak temennisidir.
