Yeni yıl itibarıyla emekli aylıklarına yapılan artış ve en düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesi, milyonlarca emeklinin banka promosyonlarına yönelik beklentisini artırdı. Ancak görünen o ki bankalar, promosyon yarışını sadece rakam büyüterek değil, şartları ağırlaştırarak sürdürüyor.
Bugün birçok banka yüksek promosyon vaadiyle emekliyi cezbetmeye çalışırken; kredi kartı harcama zorunluluğu, otomatik ödeme talimatı, nakit avans hesabı açma, sigorta ürünü satın alma gibi ek koşulları devreye sokuyor. Üstelik promosyonun bir kısmı nakit yerine çip para ya da bonus olarak verilebiliyor.
Taahhüt Süresine Dikkat
Promosyon anlaşmaları genellikle 3 yıllık taahhüt içeriyor. Süre dolmadan banka değiştirmek isteyen emekliden, alınan promosyonun kalan kısmı geri talep edilebiliyor. Bu da cazip görünen teklifin ileride mali külfete dönüşmesi anlamına geliyor.
Ek Ürün Dayatmaları
Zorunlu kredi kartı, sigorta poliçesi veya otomatik ödeme talimatı gibi ek ürünler; özellikle sabit gelirle geçinen emekliler için kontrolsüz harcama riskini artırıyor. Promosyon artışı adı altında tüketim teşvik ediliyor.
Gizli Ücretler ve Komisyonlar
Sözleşmelerin küçük puntolarında yer alan hesap işletim ücretleri, EFT-havale masrafları, kart aidatları ya da %1-2 oranındaki yönetim bedelleri, alınan promosyonun önemli bir kısmını geri alabiliyor.
Nakit Promosyonun Önemi
Gerçek promosyon; şartsız, kesintisiz ve nakit ödenendir. Puan ya da çip para, harcama sınırı ve süre kısıtı nedeniyle gerçek bir kazanç sayılmaz.
Sonuç olarak; büyük rakamlara aldanmadan, şartları dikkatle incelemek gerekiyor. Bankalar için promosyon bir müşteri kazanma stratejisidir. Emekli için ise doğru değerlendirilmediğinde finansal tuzağa dönüşebilir.
Bilinçli imza, güvenli kazançtır.
