İnsan sağlığı, çoğu zaman kıymeti kaybedildiğinde anlaşılan bir nimettir. Oysa bedenimiz; her gün verdiğimiz küçük kararların toplamıdır. Yediklerimiz, içtiklerimiz, uyku düzenimiz, stresle başa çıkma şeklimiz… Hepsi yarın karşılaşacağımız sağlık tablosunu belirler.
Bugün toplumda en sık görülen hastalıklar; diyabet, hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği.
Diabetes mellitus
Hypertension
Hypercholesterolemia
Bu üç hastalığın ortak noktası nedir biliyor musunuz?
Yanlış beslenme ve hareketsiz yaşam.
Şeker tüketimi arttıkça pankreas yoruluyor. Tuz arttıkça damarlar sertleşiyor. İşlenmiş gıdalar çoğaldıkça kalp daha fazla yük taşıyor. Ve biz çoğu zaman bunu yıllarca fark etmiyoruz.
Sağlık bir anda bozulmaz.
Ama bir anda kaybedilebilir.
Modern hayatın en büyük yanılgısı şu:
“Zamanım yok.”
Oysa sağlıklı beslenmek pahalı değil, bilinç gerektirir. Evde pişen sade bir yemek; dışarıdaki işlenmiş bir öğünden çok daha değerlidir. Sebze, baklagil, zeytinyağı ve yeterli su… Aslında bedenin ihtiyacı olan şeyler basit.
Glutensiz beslenme son yıllarda popüler hale geldi. Ancak burada önemli olan moda değil, ihtiyaçtır.
Celiac disease
Çölyak hastalığı olan bireyler için glutensiz beslenme zorunludur. Fakat herkes için sihirli bir çözüm değildir. Asıl mesele; rafine beyaz un ve şekerden uzaklaşmaktır.
Unutmayalım ki:
Şeker bağımlılık yapar.
Tuz alışkanlık haline gelir.
Hazır gıdalar konfor sunar ama bedelini damarlarımız öder.
Sağlıklı bir beden; disiplin ister.
Düzenli yürüyüş ister.
Stres yönetimi ister.
Uyku ister.
Bir başka önemli nokta da şudur:
Sağlık sadece fiziksel değildir. Ruhsal denge bozulduğunda beden alarm verir. Sürekli kaygı, öfke ve stres; tansiyonu da şekeri de yükseltir.
Kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Bu beden bana emanet mi, yoksa ihmal edilecek bir araç mı?”
Çünkü ilaçlar hastalığı kontrol altına alır; ama yaşam tarzı değişmeden iyileşme kalıcı olmaz.
Sağlık bir lüks değil, bir sorumluluktur.
Bugün atacağınız küçük bir adım; yarın büyük bir hastalığın önüne geçebilir.
Ve unutmayın…
Bedeniniz sizinle konuşur.
Onu dinlemezseniz, bir gün bağırır.
Gizem Şeff
