Türkiye yine bir skandalın, bir gözaltı görüntüsünün ve bir “servis edilen” özel hayat tartışmasının ortasında…
“Ne yöntem doğru ne durum masum; tablo baştan sona sorunlu.”
Bu cümle, yalnızca bir belediye başkanını değil, Türkiye’de siyaset, medya ve devlet ilişkilerinin geldiği noktayı anlatıyor.
DEVLETİN YÖNTEMİ Mİ, SİYASETİN ZAFİYETİ Mİ?
Özkan Yalım’ın Ankara’da bir otel odasında gözaltına alınması, başlı başına tartışmalı bir durum.
Ama asıl mesele gözaltı değil…
Asıl mesele, özel hayatın nasıl bir “malzeme” haline getirildiği.
Hukuk devleti ne der?
Bir kişinin yanında bulunan biri, olayla ilgisizse kimliği alınır ve serbest bırakılır.
Adı gizli tutulur.
Onuru korunur.
Peki burada ne oldu?
Genç bir kadının kimliği ve görüntüleri servis edildi.
Medyanın bir kısmı bunu haber değil, adeta bir teşhir malzemesi haline getirdi.
Bu, açıkça şunu gösteriyor:
Yöntem, hukukun değil; siyasetin gölgesinde şekilleniyor.
AHLAKİ ÇÖKÜŞ: PARTİLER ÜSTÜ BİR SORUN
Şimdi gelelim işin diğer yüzüne…
Bir belediye başkanının, kamu görevi yürütürken böyle bir tabloyla anılması kabul edilebilir mi?
Hayır.
Bu sadece bir “özel hayat” meselesi değildir.
Bu, sorumluluk ve temsil meselesidir.
Bir kamu yöneticisi:
Topluma örnek olmak zorundadır
Bulunduğu makamın ağırlığını taşımak zorundadır
Kendi zaaflarını, kamunun önüne koymamak zorundadır
Ama Türkiye’de bu tür olaylar artık istisna değil.
AK Parti’de yaşanan benzer skandallar
Bürokrasi içinde ortaya çıkan ilişkiler
MHP ve CHP’de geçmişte patlayan krizler
Hepsi aynı gerçeği söylüyor:
👉 Sorun parti değil, zihniyet.
👉 Sorun ideoloji değil, karakter.
SİYASİ OPERASYON MU, KENDİ KENDİNİ SABOTE ETMEK Mİ?
Bugün muhalefet, “baskı var” diyor.
İktidar, “yolsuzluk var” diyor.
Ama bu olay şunu gösteriyor:
Muhalefet, kendi içindeki zaafları temizlemeden bu mücadeleyi kazanamaz.
Özgür Özel meydanlarda mücadele verirken,
bir belediye başkanının bu tür bir skandalla gündeme gelmesi…
Bu sadece bireysel hata değildir.
Bu, siyasi mücadeleye içeriden vurulan darbedir.
ASIL SORU: DEVLET Mİ SINIFTA KALDI, SİYASET Mİ?
Bu olayda iki büyük problem var:
- Devletin yöntemi yanlış
Özel hayatın ifşa edilmesi, hukuk devletiyle bağdaşmaz. - Siyasetin kalitesi düşmüş
Makam sahibi insanların, makamın ağırlığını taşıyamaması artık kronik hale gelmiş.
SON SÖZ
Kimse kimseyi kandırmasın.
Bu olayda:
Ne gözaltı yöntemi masum
Ne de ortaya çıkan tablo savunulabilir
Bir tarafta gücü elinde tutanın hoyratlığı,
diğer tarafta makamı taşıyamayanların zafiyeti var.
Ve en acısı şu:
👉 Bedelini yine toplum ödüyor.
👉 Güven yine eriyor.
👉 Siyaset yine itibar kaybediyor.
Artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:
Bu ülkeyi gerçekten yönetmek isteyenler mi var,
yoksa sadece o koltukta oturmak isteyenler mi?
Fatih Altaylı yazdı
