19.04.2026… Televizyon başında sıradan bir hafta sonu.ekranında haberler akarken bir görüntü düşüyor:Bir çorbacının önünde elinde pompalı tüfek olan bir şahıs, bağırarak ateş açıyor…Yanındaki kişi “kayıttayız ağabey” diyor…Daha da tuhafı, silahı kullanan kişi “ara lan 155’i” diye bağırıyor…
İşte tam da bu noktada insanın zihni duruyor.
Bu bir korku filmi sahnesi değil.Bu bir kurgu değil.Bu, gerçek hayatın içinden bir kesit.
Peki bu görüntüler bize ne anlatıyor?
Öncelikle şunu net söylemek gerekiyor:Bu sadece bir asayiş olayı değil, bu bir zihniyet meselesi.
Çünkü burada üç ayrı kırılma var:
Birincisi;Bir insanın eline silah alıp, herkesin ortasında ateş açabilecek kadar kendini “rahat” hissetmesi.
İkincisi;Bu anın kayda alınması ve adeta bir gösteriye dönüştürülmesi.
Üçüncüsü ve belki de en çarpıcısı;Suç işleyen kişinin bile “155’i ara” diyebilecek kadar sistemle garip bir ilişki kurmuş olması.
Bu ne demek biliyor musunuz?
Korku ile ciddiyet arasındaki çizgi silinmiş demektir.
Devlet zayıf mı?Hayır.
Ama bazı insanların zihninde devletin caydırıcılığı zayıflamışsa, asıl tehlike tam da burada başlar.
Çünkü suçun en tehlikeli hali, gizli işlenen değil;Aleni, göstere göstere işlenenidir.
Ve daha vahimi, bunun kayda alınarak normalleştirilmesidir.
Bugün geldiğimiz noktada mesele sadece güvenlik güçlerinin müdahalesi değil.Mesele; toplumda oluşan algı, cesaret ve sınır duygusudur.
Bir insan neden silahla ateş ederken aynı anda “kayıttayız” der?Çünkü artık bazıları için suç bile bir “gösteri malzemesi” haline gelmiştir.
İşte bu yüzden bu olay basit bir adli vaka değildir.Bu olay, sosyal medyanın, sokak psikolojisinin ve cezasızlık algısının birleştiği tehlikeli bir noktadır.
Peki çözüm ne?
Caydırıcılık net ve görünür olmalı
Hukuk hızlı ve kararlı işlemeli
Suçun “gösteri” haline gelmesine izin verilmemeli
Toplumda “yanına kalmaz” duygusu yeniden inşa edilmeli
Unutulmamalıdır ki:Devlet sadece güçlü olmak zorunda değildir,güçlü olduğunu hissettirmek zorundadır.
Son söz:
Sorun devletin gücü değil,bazı insanların sınır tanımamasıdır.
Ama o sınırı çizecek olan da yine devlettir.
Ve o çizgi ne kadar net olursa,bu görüntüler o kadar azalır.
