CUMHURİYET BAŞSAVCILARIMIZA VE DEVLETİMİZE AÇIK İHBAR VE ARAŞTIRMA ÇAĞRISIDIR
Adana’nın Yumurtalık ilçesinde yıllardır fısıltı halinde konuşulan, ancak son dönemde daha yüksek sesle dile getirilmeye başlanan bazı iddialar artık görmezden gelinemez bir noktaya ulaşmıştır. Bu iddialar; yalnızca bireysel usulsüzlükleri değil, organize ve sistematik bir yapının varlığını işaret etmektedir.
İddiaların merkezinde ise Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) üzerinden yürütüldüğü öne sürülen büyük bir usulsüzlük zinciri bulunmaktadır.
İDDİALARIN ODAĞI: ORGANİZE BİR SİSTEM Mİ?
Sahadan gelen bilgilere göre bazı kişiler ve aracılar;
ÇKS kaydı bulunmayan tarım arazilerini tek tek tespit ediyor,
Arazi sahiplerinin bilgisi ve rızası olmadan sahte kira kontratları düzenliyor,
Bu sözleşmeler bazı muhtarların kaşe ve imzalarıyla resmiyet kazanıyor,
Ardından bu araziler üzerinden devlet destekleri ve krediler alınarak ciddi gelirler elde ediliyor.
Bu noktada en çarpıcı detay şudur:
Gerçek arazi sahipleri ve köylüler, kendi arazileri üzerinden yapılan işlemlerden çoğu zaman haberdar değildir.
DEVLET DESTEKLERİ NASIL SUİSTİMAL EDİLİYOR?
İddialara göre sistem yalnızca kayıtla sınırlı değil. Sürecin devamında;
Mazot ve gübre destekleri,
Zirai ilaç yardımları,
Tarımsal hibeler,
Ve yüksek tutarlı banka kredileri
bu sahte kayıtlar üzerinden çekiliyor.
Bu durum, hem devlet bütçesine zarar verilmesine hem de gerçek üreticinin destekten mahrum bırakılmasına yol açıyor.
ZİRAİ İLAÇ VE FATURA OYUNLARI
İhbarların bir diğer önemli boyutu ise bazı zirai ilaç satıcılarıyla ilgili. Özellikle afaki ve şişirilmiş faturalar üzerinden yapılan işlemler dikkat çekiyor.
İddialara göre;
Gerçek dışı miktarlarda ilaç ve gübre satışı gösteriliyor,
Bu faturalarla destek ödemeleri meşrulaştırılıyor,
Sistem içinde yer alan kişiler arasında bir çıkar ağı oluşuyor.
Özellikle Ceyhan bölgesine dikkat çekilmesi, bu yapının sadece Yumurtalık ile sınırlı olmayabileceğini düşündürmektedir.
DENETİM MEKANİZMALARI NEDEN İŞLEMEDİ?
Bu kadar geniş çaplı olduğu iddia edilen bir sistemin yıllarca fark edilmemesi ya da müdahale edilmemesi önemli bir soruyu gündeme getiriyor:
Tarım İlçe Müdürlükleri bu süreçte ne kadar denetim yaptı?
Ziraat Odaları kayıtları ne ölçüde kontrol etti?
Bankalar kredi verirken sahadaki gerçekliği araştırdı mı?
Muhtar imzaları nasıl bu kadar kolay kullanılabildi?
Bu soruların cevapları, meselenin boyutunu ortaya koyacaktır.
KAMUYA AÇIK ÇAĞRI
Buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz:
Başta Sayın ve Sayın olmak üzere, devletimizin ilgili tüm kurumları bu iddiaları ciddiyetle ele almalıdır.
Aynı şekilde;
Cumhuriyet Başsavcılıkları
Tarım ve Orman Bakanlığı denetim birimleri
ivedilikle kapsamlı bir inceleme başlatmalıdır.
SON SÖZ: BU SADECE BİR İDDİA DEĞİL, BİR VİCDAN MESELESİDİR
Eğer bu iddialar doğruysa;
Devlet zarara uğratılmıştır,
Milletin vergisi kötüye kullanılmıştır,
Gerçek çiftçinin hakkı gasp edilmiştir.
Bu nedenle mesele sadece hukuki değil, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir meseledir.
Araştırılsın. Soruşturulsun.
Kim suçluysa ortaya çıkarılsın.
Devletin hakkı da, çiftçinin emeği de korunmalıdır.
Kamu adına soruyoruz:
Bu düzen kimlerin eseri? Ve daha ne kadar sürecek?
