Yeni binalar yükseliyor, gökdelenler gökyüzüne uzanıyor, sahil şeridindeki arazilerin değeri katlanıyor. Ancak bu büyümenin ortasında vatandaşın zihninde giderek büyüyen başka bir soru var:
Bu şehir gerçekten planlı mı büyüdü, yoksa bazı ayrıcalıklı çevrelerin taleplerine göre mi şekillendi?
Bugün Mersin’in sokaklarında, kahvehanelerinde, iş yerlerinde ve sosyal medyada konuşulan konuların başında imar geliyor. Çünkü insanlar artık sadece beton blokları görmüyor. O betonların arkasındaki kararları, ilişkileri ve çifte standart iddialarını da sorguluyor.
Yenişehir’de yükselen dev projeler vatandaşın dikkatinden kaçmıyor. Bir bölgede kat yükseklikleri değişiyor, başka bir bölgede emsal artışları gündeme geliyor. Vatandaş ise kendi evinde yapacağı küçük bir tadilat için aylarca kapı kapı dolaşmak zorunda kalıyor.
İşte tam da burada kamuoyunun sorduğu soru önem kazanıyor:
Kurallar herkes için aynı mı uygulanıyor?
Mersin’in en değerli bölgelerinde yapılan plan değişiklikleri hangi gerekçelerle gerçekleştirildi? Kamu yararı gerçekten ön planda mı tutuldu? Yoksa bazı kararlar belirli çevrelere ekonomik avantaj sağladı mı?
Mezitli’de yıllardır konuşulan projeye aykırı yapılar, kaçak bölmeler ve denetim eksiklikleri neden kamuoyunun gündeminden düşmüyor? Bazı yapılara anında işlem uygulanırken bazılarına neden dokunulmadığı sorusu neden hâlâ cevap bekliyor?
Erdemli’de ise geçmiş dönemlerden bugüne taşınan çok sayıda iddia bulunuyor. Sosyal medya paylaşımlarında ve yerel kamuoyunda sıkça gündeme gelen ruhsat ve imar süreçleriyle ilgili tartışmaların açıklığa kavuşturulması gerektiği yönünde güçlü bir beklenti oluşmuş durumda.
Vatandaş artık yalnızca binaları değil, sistemin işleyişini sorguluyor.
Çünkü adalet duygusu zedelendiğinde en yüksek bina bile güven vermez.
Bir şehir ancak hukukla büyür. Şeffaflıkla gelişir. Hesap verebilirlikle güçlenir.
Mersin halkı bugün çok net bir talepte bulunuyor:
İmar kararları şeffaf olsun. Herkes için eşit uygulansın. Ayrıcalık iddiaları açıklığa kavuşturulsun. Kamu yararını ilgilendiren hiçbir konu karanlıkta kalmasın.
Yakında kamuoyuyla paylaşılacak röportajın ardından ortaya atılacak iddiaların ilgili kurumlar tarafından açıklıkla cevaplandırılması, hem kamu vicdanı hem de şehir yönetimine duyulan güven açısından büyük önem taşıyor.
Unutulmamalıdır ki şehirler yalnızca binalarla değil, adaletle yükselir.
Ve Mersin bugün en çok bunu konuşuyor:
Bu şehir halk için mi büyüdü, yoksa bazı çevrelerin çıkarları için mi şekillendi?
Cevabı en çok da bu şehrin insanları merak ediyor.
Halkın Sesi Köşe Yazısı
