81 İlde Hizmet Başladı: Yargıdaki Gecikmeler İçin Vatandaşa Yeni Başvuru Yolu
Gazeteci Yazar Mehmet Açık
Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlarla değil, vatandaşın hakkını ararken karşılaştığı engellerin giderilmesiyle de anlam kazanır. Bir davanın yıllarca sürmesi, bir soruşturmanın uzaması ve vatandaşın dosyasının akıbetini öğrenmek için kapı kapı dolaşması, adalet duygusunu zedeleyen önemli sorunlar arasında yer alır.
İşte bu noktada Adalet Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Alo Adalet 135 hattı, yargı süreçlerinde yaşanan gecikmelere ilişkin başvuruların değerlendirilmesi amacıyla dikkat çeken bir uygulama olarak öne çıkıyor.
1 Eylül’de pilot uygulama olarak başlatılan Alo Adalet 135 hizmetinin, 16 Ekim 2026 itibarıyla Türkiye’nin 81 ilinde vatandaşların kullanımına sunulması, adalete erişimin kolaylaştırılması yönünde önemli bir adım niteliği taşıyor.
Ancak asıl mesele, bir hattın açılmasından çok daha büyüktür: Vatandaşın başvurusunun dinlenmesi, gecikmenin nedeninin araştırılması ve yargı süreçlerinin daha etkin işlemesine katkı sağlanması…
ADALET ARAYAN VATANDAŞIN SESİ DUYULMALI
Yıllardır devam eden davalar ve sonuçlanması geciken soruşturmalar, yalnızca hukuki bir mesele değildir. Bu süreçlerin arkasında bekleyen aileler, ekonomik kayıplar, belirsizlik içinde yaşayan insanlar ve bir an önce haklarına kavuşmak isteyen vatandaşlar vardır.
Alo Adalet 135 uygulaması, belirli koşulları taşıyan dosyalarda yaşanan gecikmelere ilişkin başvuruların ilgili birimlerce değerlendirilmesini amaçlıyor.
Dosyanın tarafı olan ve davası beş yılı aşan vatandaşlar ile soruşturması üç yılı aşan kişiler, uygulamada belirtilen şartlar kapsamında başvuruda bulunabiliyor.
Burada önemli olan, her uzun süren davanın mutlaka hukuka aykırı olduğu düşüncesine kapılmamaktır. Her dosyanın kendine özgü koşulları, delil durumu ve usul işlemleri vardır. Fakat makul sürede yargılanma hakkı da hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden biridir.
Vatandaşın talebinin dinlenmesi, gecikmenin nedenlerinin incelenmesi ve gerekli durumlarda kurumlar arasında koordinasyon sağlanması, adalet hizmetlerinin geliştirilmesine katkı sunabilir.
BAŞVURU YAPMAK İÇİN NELER GEREKİYOR?
Alo Adalet 135 hattına başvurmak isteyen vatandaşların bazı temel bilgileri hazır bulundurması gerekiyor.
Bunlar arasında T.C. kimlik numarası, mahkeme veya savcılık bilgisi, dosya esas ya da soruşturma numarası ve kayıtlı veya Vatandaş Portalı üzerinden doğrulanmış telefon numarası bulunuyor.
Başvurular; Alo Adalet 135 hattı, UYAP Vatandaş Portalı veya adliyelerde hizmet veren Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları aracılığıyla yapılabiliyor.
Telefon üzerinden gerçekleştirilen başvurularda kimlik doğrulamasının ardından dosya bilgileri ve gecikmeye ilişkin talep alınıyor. Görüşme, yapay zekâ destekli sistem tarafından özetlenerek onaya sunuluyor.
Bu süreçte teknolojinin amacı, vatandaşın başvurusunu daha düzenli biçimde kayıt altına almak ve ilgili değerlendirme süreçlerini desteklemek. Ancak teknolojik araçların kullanılması, hukuki değerlendirmelerin ve yargısal kararların yerini aldığı anlamına gelmiyor.
BAŞVURULAR NASIL DEĞERLENDİRİLECEK?
Bir başvurunun yapılması, talebin otomatik olarak kabul edileceği veya davanın hemen sonuçlanacağı anlamına gelmiyor.
Başvuru şartları kontrol ediliyor; gecikmenin kaynağı, UYAP kayıtları ve istatistiksel veriler üzerinden inceleniyor. Gerekli görülen durumlarda ilgili birimler arasında koordinasyon sağlanıyor.
Bu noktada sistemin başarısı, yalnızca kaç başvuru alındığıyla değil, başvuruların ne kadar etkili değerlendirildiğiyle ölçülmeli.
Vatandaşın yaşadığı gecikmenin sebebinin anlaşılması, dosyanın bulunduğu aşamanın doğru tespit edilmesi ve yetkili birimlerin gerekli değerlendirmeleri yapması büyük önem taşıyor.
Çünkü adalete güven, yalnızca sonuçla değil, sürecin anlaşılır, şeffaf ve hakkaniyetli işlemesiyle de güçlenir.
HER DOSYA İÇİN AYRI BİR HUKUKİ DEĞERLENDİRME GEREKİR
Alo Adalet 135’in kapsamı konusunda vatandaşların bilmesi gereken önemli sınırlar da bulunuyor.
Bu hat üzerinden mahkemenin vereceği kararın içeriğine veya hâkimin takdirine ilişkin talepler değerlendirme kapsamına girmiyor. Hâkimler ve Cumhuriyet savcıları hakkındaki şikâyetler de bu uygulamanın temel başvuru konusu dışında tutuluyor.
Aynı dosya için daha önce yapılmış ve incelemesi devam eden tekrar başvurular da kapsam dışında bırakılabiliyor.
Bu ayrım son derece önemli. Çünkü yargı süreçlerindeki gecikmelerin değerlendirilmesi ile mahkemenin kararına müdahale edilmesi birbirinden farklı konulardır. Hukuk devletinde hem adalet hizmetlerinin etkinliği sağlanmalı hem de yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı korunmalıdır.
VATANDAŞ BAŞVURUSUNU NASIL TAKİP EDECEK?
Başvurusu kayıt altına alınan vatandaşa, işlemin kaydedildiği bilgisi UYAP SMS aracılığıyla iletiliyor.
Dava dosyalarına ilişkin süreç ve sonuçlar, erişim yetkisi bulunan kişiler tarafından UYAP Vatandaş Portalı üzerinden takip edilebiliyor. Bununla birlikte soruşturma dosyalarındaki gizlilik nedeniyle her aşamaya ve her bilgiye erişim mümkün olmayabiliyor.
Dolayısıyla başvuru yapan vatandaşların, başvuru kaydıyla ilgili bilgilendirme ile dosyanın esasına ilişkin bilgileri birbirinden ayırması gerekiyor.
ASIL BAŞARI, VATANDAŞIN ADALETE GÜVENMESİDİR
Alo Adalet 135’in 81 ilde hizmet vermeye başlaması, yargı süreçlerinde yaşanan gecikmelerin değerlendirilmesi bakımından yeni bir başvuru kanalı oluşturuyor. Ancak bu uygulamanın gerçek etkisi, zaman içinde ortaya çıkacak sonuçlarla anlaşılacak.
Vatandaşların başvurularına ne kadar sürede dönüş yapıldığı, gecikmelerin nedenlerinin ne ölçüde tespit edildiği ve ilgili süreçlerin iyileştirilmesine nasıl katkı sağlandığı, uygulamanın başarısını belirleyecek temel ölçütler olacaktır.
Unutulmamalıdır ki adalet, vatandaşın yalnızca mahkeme kapısına ulaşabilmesi değildir. Adalet, hakkını arayan insanın dinlendiğini bilmesi, hukuki sürecin öngörülebilir biçimde işlemesi ve herkesin hukuk karşısında eşit olduğuna inanabilmesidir.
Alo Adalet 135 bir telefon hattından ibaret kalmamalı; vatandaşın adalet arayışına kulak veren, gecikmelerin nedenlerini araştıran ve çözüm odaklı işleyişi destekleyen bir mekanizma olarak gelişmelidir.
Çünkü adaletin gücü, yalnızca kararların verilmesinde değil, o kararlara giden yolun hakkaniyetli işlemesinde saklıdır.
