MERSİN – Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, gazetecileri ve yayın kuruluşlarını hedef alan gözaltı, tutuklama ve kayyum uygulamalarını protesto ederek basın özgürlüğü ve gazetecilik faaliyetlerinin güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Eylemde yapılan açıklamalarda, gazetecilerin baskı ve sansürle karşı karşıya bırakılmasına tepki gösterilirken, haber alma hakkının ve ifade özgürlüğünün demokratik toplum açısından taşıdığı önem vurgulandı.
ÖZBAY: “GAZETECİLİK İKTİDARIN İSTEDİĞİ SINIRLARDA KALMAK DEĞİLDİR”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Mustafa Özbay, gazeteciliğin toplumsal sorunları görünür kılma sorumluluğuna dikkat çekti.
Özbay, “Gazeteciliğin görevi ayrımcılığı, hak ihlallerini ve toplumsal eşitsizlikleri görünür kılmaktır, iktidarın istediği sınırlar içinde kalmak değildir. Hiçbir gazeteci, haberin konusu ya da savunduğu haklar nedeniyle sansüre, tehdide veya baskıya maruz bırakılamaz” dedi.
SALIŞ: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”
Kadın Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Canan Neval Salış ise kadın ve LGBTİ+ gazetecilerin kimlikleri ve mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef alınmadığı, eşit ve özgür bir medya düzeni istediklerini belirtti.
Salış, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Kadın ve LGBTİ+ gazetecilerin görünür olduğu, kimliğinden ve kaleminden dolayı hedef olmadığı bir medya düzeni istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki hakikati savunmak patriarkal düzene, cinsiyetçiliğe ve eşitsizliğe karşı mücadele etmektir. Hakikati yazmaktan vazgeçmeyiz. Hakikatten, eşitlikten ve özgürlükten vazgeçmeyeceğiz. Gazetecilik suç değildir.”
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE DEMOKRATİK TOPLUM VURGUSU
Mersin’de gerçekleştirilen eylemde, gazetecilerin mesleki faaliyetlerini özgürce sürdürebilmeleri, yayın kuruluşlarının bağımsızlığının korunması ve basın üzerindeki baskıların sona erdirilmesi talepleri öne çıktı.
Platformun açıklamaları, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun doğru ve tarafsız bilgiye ulaşma hakkının da temel unsurlarından biri olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.
