2 Şubat 2026’da Ankara’da yaşanan olay hepimizi derinden sarstı.
İddiaya göre polis memuru Melih Okan Keskin (44), aracını muayeneye götürdüğü Yenimahalle’deki TÜVTÜRK istasyonunda “stop lambası yanmıyor” gerekçesiyle çalışanlarla tartıştı. Tartışma büyüdü, darp edildiği öne sürüldü. Fenalaşarak hastaneye kaldırılan Keskin, 6 Şubat’ta beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti.
Bir kamu görevlisi…
Bir baba…
Bir insan…
Bir araç muayene istasyonunda çıkan tartışmanın ardından yaşamını yitiriyor.
Bu olayın hesabı sorulmadan, sorumlular netleşmeden kamu vicdanı rahat etmeyecek.
“Bugün Yine TÜVTÜRK’te Darp” İddiası
Olayın yankıları sürerken bu kez başka bir istasyonda bir vatandaşın darp edildiği iddiası gündeme geldi. Tepkiler büyüyor. Vatandaş soruyor:
Araç muayene istasyonları denetleniyor mu?
Personel eğitimi yeterli mi?
Güvenlik önlemleri neden bu kadar zayıf?
Sosyal medyada ve yerel basında uzun süredir aynı şikâyetler var:
Sıra çilesi, yağmur altında bekleyen insanlar, oturacak yer bulamayan vatandaşlar, sert üslup iddiaları…
Aydın başta olmak üzere birçok ilde benzer görüntüler kayda geçti. İnsanlar saatlerce açık alanda beklemek zorunda kaldıklarını söylüyor.
TÜVTÜRK Kimin?
TÜVTÜRK bir devlet kurumu değil. Araç muayene hizmeti özelleştirme kapsamında özel sektöre devredilmiş durumda.
İşletmeci: MOI Ortak Girişim Grubu
Ortakları:
Doğuş Grubu
Turkuaz (Bosphorus) Yatırım
Opus Group
Hizmet, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı denetiminde; ancak işletme hakkı belirli süreli sözleşmeyle özel şirkette.
Yani vatandaşın muhatabı özel şirket, denetim yetkisi devlette.
Tepkiler Çığ Gibi
Bir araç muayene istasyonunda yaşanan tartışma ölümle sonuçlanıyorsa burada ciddi bir sistem sorunu vardır.
Vatandaşın sorusu net:
Bu işletmelerde insan onuruna yakışır hizmet neden sağlanamıyor?
Şiddet iddiaları neden bitmiyor?
Denetimler yeterli mi?
Yaşanan ölüme ilişkin şeffaf açıklama ne zaman yapılacak?
Bu mesele artık sadece bir kavga meselesi değil.
Bu mesele güvenlik meselesi.
Bu mesele kamu vicdanı meselesi.
Devlet denetim görevini yerine getirmeli.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ”
“NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE”
