Bir okulun bahçesinde silah konuşuyorsa, orada yalnızca bir öğretmenin değil, hepimizin güvenliği sorgulanmalıdır.
Osmaniye’de görev yaptığı okulun bahçesinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmenimizin acısı, eğitim camiasının ve toplumun vicdanında derin bir yara açmıştır.
Okullar; çocuklarımızın geleceğe hazırlandığı, öğretmenlerin bilgi ve emek verdiği eğitim yuvalarıdır. Silahın, tehdidin ve şiddetin okulların kapısından içeri girmesi kabul edilemez.
Bugün sorulması gereken çok açık sorular var:
Öğretmenlerimizin can güvenliği nasıl sağlanıyor?
Okullarımızda güvenlik önlemleri yeterli mi?
Bir eğitim emekçisinin görev yaptığı okulun bahçesinde saldırıya uğramasına yol açan süreçte herhangi bir ihmal veya güvenlik açığı var mı?
Bu soruların cevabı, yalnızca hayatını kaybeden öğretmenimizin ailesi açısından değil, okullarımızda görev yapan tüm eğitim çalışanları ve öğrenciler açısından önem taşıyor.
Çünkü okul güvenliği, yalnızca kapıda bekleyen bir güvenlik görevlisinden ibaret değildir.
Okulların risk analizlerinin yapılması, giriş-çıkışların güvenli hale getirilmesi, tehdit ve şiddet olaylarına karşı hızlı müdahale mekanizmalarının oluşturulması ve eğitim çalışanlarının korunmasına yönelik etkili tedbirlerin alınması gerekiyor.
Bir öğretmenin öğrencilerinin bulunduğu bir eğitim kurumunda kendisini güvende hissedememesi, üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir tablodur.
Artık “daha ne olması gerekiyor?” sorusunu sormak zorundayız.
Daha kaç öğretmenin hedef gösterilmesini bekleyeceğiz?
Daha kaç ailenin kapısını acı haber çalacak?
Daha kaç okulda şiddet olayının yaşanması gerekiyor ki kalıcı ve etkili önlemler alınsın?
Elbette olayın tüm yönleriyle soruşturulması, varsa ihmallerin ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan kişiler hakkında hukuki sürecin işletilmesi gerekiyor.
Ancak asıl mesele yalnızca saldırıdan sonra sorumluları aramak değil, bir sonraki saldırıyı gerçekleşmeden önleyebilecek bir okul güvenliği sistemi kurabilmektir.
Öğretmenlerimiz yalnız değildir.
Okullarımız sahipsiz değildir.
Çocuklarımızın geleceğini emanet ettiğimiz eğitim yuvalarında silaha ve şiddete yer olmamalıdır.
Okulda silah olmaz.
Okulda tehdit olmaz.
Okulda şiddet olmaz.
Hayatını kaybeden öğretmenimize Allah’tan rahmet; ailesine, öğrencilerine, meslektaşlarına ve tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyorum.
Şiddetin normalleşmesine, okulların güvensizleşmesine ve eğitim emekçilerinin yalnız bırakılmasına sessiz kalmayacağız.
