Toprak olmadan üretim, dikey tarım sistemiyle yıl boyunca hasat! Türk şirketi Hextech Green Makine, geliştirdiği konteyner sera teknolojisiyle tarımsal üretimi şehir merkezlerine taşımayı hedefliyor. Şirket, yaklaşık 13 metrekarelik bir alanda 3.000 metrekarelik tarla üretimine eşdeğer miktarda ürün yetiştirilebildiğini öne sürüyor. Peki bu teknoloji tarımda yeni bir dönemin kapısını aralayabilir mi?
TARLA ARTIK KONTEYNERİN İÇİNE SIĞIYOR
Dünya genelinde bitki fabrikası olarak da bilinen kontrollü ortam tarımı sistemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif oluşturuyor. Bu sistemlerde bitkiler, toprak yerine besin maddelerinin su aracılığıyla sağlandığı özel yetiştirme ortamlarında büyütülüyor.
Aydınlatma, sıcaklık, nem, sulama ve bitki besleme süreçlerinin otomasyonla yönetilmesi sayesinde üretim koşulları kontrol altında tutulabiliyor. Böylece hava koşullarından kaynaklanan risklerin azaltılması ve yıl boyunca üretim yapılması amaçlanıyor.
Hextech Green Makine de geliştirdiği konteyner seralarla tarımsal üretimi şehirlerin içine taşımayı hedefleyen şirketler arasında yer alıyor.
13 VE 27 METREKARELİK İKİ MODEL
Şirketin paylaştığı bilgilere göre geliştirilen sistemlerde iki farklı konteyner modeli öne çıkıyor.
20 feet konteyner sera: Yaklaşık 13 metrekarelik taban alanına sahip modelin, dikey yetiştirme sistemiyle 3.000 metrekarelik bir tarlanın üretimine eşdeğer kapasiteye ulaşabildiği belirtiliyor.
40 feet konteyner sera: Yaklaşık 27 metrekarelik alana sahip bu modelde ise 5.000 metrekarelik tarla üretimine eşdeğer kapasite hedeflendiği ifade ediliyor.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Tarla ile konteyner üretiminin karşılaştırılabilmesi için aynı ürünün belirli bir dönemdeki toplam verimi esas alınmalı. Hasat sayısı, yetiştirilen ürünün türü ve üretim koşulları sonuçları önemli ölçüde değiştirebilir. Bu nedenle açıklanan rakamların bağımsız verilerle doğrulanması gerekiyor.
ENERJİ TÜKETİMİNDE YÜZDE 80 TASARRUF İDDİASI
Kapalı ortam tarımında elektrik giderleri, yatırımın ekonomik başarısını belirleyen temel unsurlardan biri.
Bitki aydınlatması, iklimlendirme ve otomasyon sistemleri enerji tüketirken Hextech Green Makine temsilcisi Bilge Akgün, geliştirdikleri sistemin rakip çözümlere kıyasla yüzde 80’e kadar daha az enerji tüketebildiğini belirtiyor.
Şirket ayrıca su ve enerji ihtiyacının bir bölümünü kendi altyapısıyla karşılamayı, atıkları azaltmayı ve karbon emisyonlarını düşürmeyi hedefliyor.
Bununla birlikte enerji tasarrufu oranının hangi sistemle karşılaştırıldığı, hangi koşullarda ölçüldüğü ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılıp kullanılmadığı gibi ayrıntılar, yatırımın gerçek performansını değerlendirmek açısından önem taşıyor.
TOPRAKSIZ TARIMDA SU VE İLAÇ AVANTAJI
Kontrollü ortam tarımı, uygun biçimde tasarlandığında suyun geri kazanılmasına ve yeniden kullanılmasına imkân sağlayabiliyor. Bitkilerin dış ortamdan daha iyi korunması da zararlı organizmalarla mücadelede kullanılan bazı tarım ilaçlarına duyulan ihtiyacı azaltabiliyor.
Ancak topraksız tarımın her koşulda ilaçsız üretim anlamına gelmediği unutulmamalı. Bitki hastalıkları, hijyen, su kalitesi ve besin çözeltisinin yönetimi bu sistemlerde de büyük önem taşıyor.
TARIM DENEYİMİ OLMAYANLAR DA ÜRETİM YAPABİLİR Mİ?
Otomasyon ve yazılım desteği, yetiştirme süreçlerinin daha kolay yönetilmesini sağlayabilir. Böylece geleneksel tarım konusunda sınırlı deneyimi olan girişimcilerin de üretime katılması mümkün olabilir.
Bununla birlikte bitki sağlığının izlenmesi, sistem bakımı, hijyen, hasat ve ürünlerin pazarlanması için insan kontrolüne ihtiyaç devam ediyor.
ŞEHİRLERDE YENİ BİR ÜRETİM MODELİ
Konteyner seralar; restoranların yakınında, otellerde, kampüslerde, marketlerin tedarik noktalarında ve şehir içindeki uygun alanlarda kullanılabilir.
Özellikle marul, fesleğen ve diğer yapraklı yeşillikler, kontrollü ortam tarımına uygun ürünler arasında bulunuyor. Ancak her meyve ve sebzenin bu yöntemle aynı verim ve maliyet avantajını sağlayacağı söylenemez.
GİRİŞİMCİLER İÇİN FIRSAT, YATIRIMCILAR İÇİN HESAP ZAMANI
Bu teknoloji, tarımsal üretimin geniş arazilere bağımlılığını azaltabilecek alternatiflerden biri olarak değerlendirilebilir. Makine üretimi, otomasyon yazılımları, bakım hizmetleri ve yerel gıda tedariki de yeni iş alanları oluşturabilir.
Fakat yatırım kararında yalnızca üretim kapasitesine bakmak yeterli değil. Konteynerin kurulum bedeli, elektrik ve su giderleri, işçilik, tohum ve besin maliyetleri, ürünlerin satış fiyatı ve pazara ulaşım masrafları birlikte hesaplanmalı.
Çünkü tarımda gerçek başarı yalnızca küçük alanda çok ürün yetiştirmek değil, bu üretimi sürdürülebilir maliyetlerle gerçekleştirmek ve pazarda karşılık bulmaktır.
GHA / HABER MERKEZİ
