Türk kelimesi “güçlü” ya da “güçlüler” anlamına gelir. Tarih boyunca farklı coğrafyalarda yaşayan halklar, karşılaştıkları Tu-kiulerden başka boyların da aynı dili konuştuğunu görünce hepsini “Türk” olarak adlandırmıştır. Bu, sadece bir isim değil, bir kimlik ve varlık bilincidir.
Yüce Atatürk ise, “Türk olmaktan başka hiçbir hususiyetim yoktur” diyerek, Türk olmaktan duyduğu onur ve gururu açıkça ortaya koymuş, bunu “Ne Mutlu Türk’üm” ifadesiyle taçlandırmıştır.
Ama bugün ne yazık ki aynı gururu taşıyanların sesi kısılmış durumda…
Türk, nerede kayboldu?
Ön plandaki siyasetçiler “Ben Türk değilim” diyor.
Ön plandaki sanatçılar “Ben Türk değilim” diyor.
Ön plandaki iş insanları ve zenginler, sahip oldukları serveti Türk kimliğine değil, farklı kimliklere dayandırıyor. Üstelik bu alanlar, gerçek Türkler’e neredeyse kapalı:
Siyasetçi olmaya kalksa engellenir.
Sanatçı olsa adını kimse anmaz.
İş insanı olsa çeşitli oyunlarla batırılır.
Peki Türk nerede?
-Türk oy veriyor.
-Türk asker olup ölüyor.
-Türk polis olup ölüyor.
-Türk tarlada ürünüyle aç kalıyor.
-Türk fabrikada işçi.
-Türk dairede memur.
Sesimizi duyan var mı?
Görünürde bir Osmanlı mirasını taşıyoruz, ama gerçekte Türk’ün emeği, alın teri ve fedakârlığı hep görünür ama sesi duyulmaz. Biz “Uyan Türk!” dediğimizde, hemen “Türkçüler ırkçı” yaftası yapıştırılıyor. Oysa ırkçılık yapanlar çoğunlukla Türk olmayanlar; gerçekten Türk ırkçılığı yapmak, bu milletin tarihine ihanettir.
Türkiye’de asıl ırkçılık, köşe başlarını tutmuş Türk olmayanların elinde. Onlar gündemi belirliyor, kültürü şekillendiriyor, ekonomiyi yönetiyor… Türk’ün sesi ise her daim arkada, görünmezlerde.
Türk hâlâ orada
Ama Türk kaybolmadı!
Türk hâlâ oy veriyor, hâlâ askerde şehit oluyor, hâlâ polis oluyor.
Türk hâlâ tarlada alın teri döküyor, fabrikada çalışıyor, memuriyetinde görev yapıyor.
Türk hâlâ üretim yapan, üretenin hakkını arayan, çalışkan bir millettir.
Güçlü olan, kökünü bilenlerdir. Türk, tarih boyunca çalışkanlığı, cesareti ve vatan bağlılığıyla dimdik ayakta kalmıştır. Bugün de aynı güç, aynı kararlılık hâlâ sokakta, fabrikada, üniversitede ve askerlik görevinde yaşamaktadır.
Uyan Türk!
Unutma: Türk, sadece bir isim değil; bir kültür, bir tarih, bir onurdur.
Türk’ü yok sayanlar, kendi kimliklerini inkar edenler; unutmasınlar ki bu milletin gücü, köklerinden beslenir.
Her Türk vatandaşının görevi, kendi kimliğini unutmamak, sahip çıkmak ve gelecek nesillere taşımaktır.
Türk hâlâ orada…
Ve Türk, hâlâ dimdik ayakta!
Uluslararası Turan Kızılelma Teşkilatı Genel Başkan Yardımcısı
Yunus Köse
Saygılarımla
